Page 12 - Mecmua-i Tarih
P. 12

olduğunu haykıran kendisi değilmiş gibi başı öne eğik sessizce bekliyordu olacakları. 30 askerini esir almıştı
            Mladic,yüreği kan ağlıyordu elbet. Askerleri karşılığında TARAFSIZ bir şekilde sadece güvenliğini sağlamak
            amaçlı  içinde  bulunduğu  Srebrenitsa’yı  istemişlerdi  o  da  elbette  vermişti.  Şimdi  sadece  Nesib’ten  halkın
            silahlarını  teslim  etmesinin  onayını  almak  kalmıştı.  Sonrasında  Mladic  asırlık  kinini  rahatça  kusabilecek,
            Karremands da binlerce Boşnak’a karşılık 30 yiğidine gönül rahatlığı ile kavuşabilecekti. Bu bir ölüm değiş
            tokuşuydu.  Karremans  susuyordu  oysaki  tek  konuşması  gereken  oydu.  O  insanlar  BM’ye  emanetti  ve
            Karremans susarak çok da güzel sahip çıkıyordu emanetine, çok sadıktı. Öylesine sahiplenici bir tavrı vardı ki
            kuzuları aç kurtlara teslim etmekle de bu özelliğini pekiştirecekti.

            Toplantı  bitmişti,  vakit  de  hayli  ilerlemişti.  Nesib  biçare,  Karremans  ürkek,  Mladic  tatmindi.  Kendini
            Srebrenitsa  caddelerine  attı  Mladic.  Merkeze  gidip  mutluluktan  dört  köşe  oluşunu  kameralar  karşısında
            sergileyecekti, üstün ırkına. Bir sokağın yanından geçiyordu ki bu sokağın adı onu hayli rahatsız etmişti. Rauf
            Selmanoğlu  Sokağı’ydı  bu.  ‘’Müslümanların  sokak  işaretlerini  kaldırın.  Rauf  Selmanoğlu  Sokağı,  indirin
            onu!’’ diyerek askerlerine ivedice bir emir vermişti. Bu ne taşkınlıktı? Bir sokak tabelasının dahi onu bu denli
            rahatsız etmesi içindeki kini, nefreti bariz bir şekilde açığa vuruyordu.

            11 Temmuz’un 16.45’inde Sırp çetniklerinin de ayak sesleri duyulmaya başlanmıştı Srebrenitsa caddelerinde.
            İnsanlara  evlerinden  çıkmaları  ve  teslim  olmaları  için  çağrılarda  bulunuyor,  onlara  kesinlikle  bir  şey
            olmayacağı güvencesini veriyorlardı. Bazıları bu oyuna gelip usul usul ölümlerine doğru yürürken bazılarıysa
                                                olacakları  sezerek  var  güçleriyle
                                                dağlara      doğru      kaçmaya
                                                başlamışlardı.   Dağlara  kaçma
                                                yolunu seçip buradan güvenli illere
                                                ulaşma yolunu tercih eden binlerce
                                                Boşnak    çok   geçmeden    Sırp
                                                milislerinin  ateş  yağmuru  altında
                                                kalmış  ve  sıkı  bir  bombardımana
                                                tutulmuşlardı..  Binlercesinden  3
            gün  içerisinde  sadece  bir  avuç  kadarı  kurtulabilmiş  ve  o  zorlu  yolculuğu
            tamamlayabilecekti.  Teslim  olmaya  gidenler  arkadaşlarının,  komşularının,
            akrabalarının  cesetlerinin  yanından  hiçbir  şey  olmamış  gibi  geçmek
            zorundalardı. Sırp milisleri her birine önündekini takip etmesini söylüyor,
            başka da bir açıklama yapmıyorlardı.

                                            Savunmasızlardı.  Silahları  ne  olduklarını  anlamadan  alınmıştı.  BM’ye
                                            emanet edilmemişler miydi? Peki ya Karremans neredeydi? Kuşkusuz çok
                                            sonradan  öğrenecekleri  bir  yerde  ve  konumda:  Mladic’in  yanı  başında,
                                            kendisine  Mladic  tarafından  armağanlar  verilirken  oldukça  memnun  ve
                                            mutlu bir şekilde. Neydi bu? ‘Yılın En Objektif Albayı’ ödülü falan mı?
                                            Ne içindi bir şişe şarap ve kocaman, içinde ne olduğu bilinmez bir kutu?
                                            Gelmiş geçmiş en iyi barış ordusunun komutanlığını yaptığı için mi?

                                            Meydana  toplanmıştı  bölge  halkı.  Az  sonra  toplama  kampındaki
            sığınmacıları da alacaklardı. Onlarca yakarışa Mladic ve Karremans sağır olmuş sadece aralarındaki iğrenç
            anlaşmayı  yerine  getirmek  için  kurulmuş  bir  robot  gibi  işliyorlardı.  Merakla  bakan  binlerce  çift  gözün
            sahipleri en ufak bir sesi algılayabilmek için kulak kesilmişlerdi. Az sonra Mladic gelecekti kadim dostuyla
                                             muhabbetini    bitirdikten   hemen
                                              sonra…  Halk  bundan  bihaberdi
                                              elbette zaten hangi konuda eksiksiz
                                              bir  şekilde  bilgi  sahibi  olmuşlardı
                                              ki?  Sonbaharda  sararmış,  kurumuş
                                              ve  en  ufak  bir  darbede  tuzla  buz
                                              olacak  bir  yaprak  misali  rüzgârın
                                              kollarına  bırakmışlardı  kendilerini.
                                              Nereye   eserse   rüzgâr   oraya
   7   8   9   10   11   12   13   14   15   16   17